FETHİYE’DE ZARLAR EĞİTİM İÇİN ATILDI

Fethiye Lions Kulübü’nün eğitime destek amaçlı olarak her yıl düzenlediği Altın Zar Tavla Turnuvası’nın bu yıl 13’üncü gerçekleştirilirken startı verilen etkinliğe tavla severler yoğun ilgi gösterdi. Sultan’s Aqua City’de gerçekleşen organizasyon kapsamında ilk olarak müsabakaya katılmak isteyenler kayıtlarını yaptırdı. Daha sonra kura ile belirlenen isimler, zarları eğitim yararına attı. Bu girişin kalanını oku »

ÇÜRÜK GEREKÇESİYLE 500 ÖĞRENCİ OKULDAN ÇIKARTILDI

Fethiye’nin Kemer Beldesi’nde depreme dayanıklı olmadığı gerekçesiyle 500’e yakın öğrenci Muğla Valiliği’nin direktifi ile binadan çıkartıldı. Okuldaki öğrenciler, üç ayrı okula yerleştirilerek, eğitim ve öğretime devam ederlerken, veliler yeni okulun bir an önce yapılmasını istedi. Fethiye’nin Kemer Beldesi’ndeki Şehit Gürcan Akan Bu girişin kalanını oku »

BAŞHEKİM ŞAHİNOĞLU’NA HAYIRLI OLSUN ZİYARETİ

Fethiye İlçe Sağlık Müdürü Dr. Uğur Çomak, göreve yeni atanan Fethiye Devlet Hastanesi Başhekimi Uzman Dr. Serdar Şahinoğlu’na hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. İlçe Sağlık Müdürü Dr. Çomak hayırlı olsun dileklerini iletirken; Başhekim Uzman Dr. Şahinoğlu, bölge hastanesi olarak en iyi hizmeti sunmaya devam edeceklerini belirtti. Bu girişin kalanını oku »

BAYER, SERBEST BIRAKILDI

Muğla’nın Bodrum ilçesinde 2003 Miss Model of The World Kraliçesi Aslı Baş’ın ölümüyle ilgili davada tutuklu buluna iş adamı Ahmet Bayer’in oğlu Volkan Bayer serbest bırakıldı. Ünlü manken Aslı Baş’ın 2 yıl önce kaldığı otelin 3. katından düşerek hayatını kaybetmesiyle ilgili olarak tutuklu bulunan Ahmet Bayer’in küçük oğlu Volkan Bayer, bugün sabah saatlerinde Bodrum 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nde Bu girişin kalanını oku »

1 TL’NİN BİLE PAZARLIĞI YAPILIYOR

Fethiye Belediyesi tarafından hayata geçirilen ikinci el pazarına vatandaşların ilgisi gün geçtikçe artmaya devam ediyor. Bu hafta kurulan Kasım ayı pazarına vatandaşlar her zaman olduğu gibi yine büyük ilgi gösterirlerken, 1 TL’lik giysi için bile pazarlık yapıldığı ifade edildi. Her ayın ilk çarşambası kurulan ikinci el pazarında vatandaşlar kendilerinin kullanmadığı ancak başkasının kullanabileceğini düşündükleri eşyaların satışını Bu girişin kalanını oku »

YENİ ANAYASA RAPORU

Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE) tarafından hazırlanan “Vesayetsiz ve Tam Demokratik Bir Türkiye İçin İnsan onuruna Dayanan Yeni Anayasa” başlıklı rapor bir basın toplantısıyla kamuoyuna açıklanmıştı. Geçmişte yapılan anayasaların eksik yönlerini vurgulayan yeni anayasanın nasıl olması gerektiğine ilişkin düşünceler ortaya konmuştu. Rapor konusunda uzman akademisyenlerin katıldığı 6 ayrı tematik çalıştay sonrasında hazırlanmıştı. Anayasa Çalışma Grubu’nca hazırlanan raporda: “Toplumsal değişimin ve dünyadaki gelişmelerin gereklerine uygun bir anayasa; insan onuruna dayanan, tam demokrasiyi hedefleyen, hukukun üstünlüğünü tesis eden, çeşitlilik ve çoğulculuğu esas alan özgürlükçü bir vizyon” hedeflenmişti. Raporda sözü geçen 4 temel nokta vardı.
1. İnsan onuru
2. Hukukun üstünlüğü
3. Tam demokrasi
4. Çoğulculuk ve çok kültürlülük.
Raporda Yeni Anayasa Vizyonu toplumsal değişimin ve dünyadaki gelişmelerin gereklerine uygun bir anayasa olarak yer aldı. İşte insan onuruna dayanan, tam demokrasiyi hedefleyen, hukukun üstünlüğünü tesis eden, çeşitlilik ve çoğulculuğu esas alan özgürlükçü bir vizyona sahip olan raporun detayları:
İnsan Onuru:
Yeni anayasanın en önemli önceliği devlet iktidarı karşısında insanı esas alıp, insan haklarını güvence altına almak olmalıdır. Demokrasi ve insan haklarını daraltan, ideolojik tercihlere değil; birey, özgürlük, halk iradesi, hukukun üstünlüğü gibi vurgulara sahip olmalıdır.
Temel ilke “özgürlük kural, sınırlama istisnadır” ilkesi olmalıdır. İnsan haklarının düzenlendiği maddeler kısa ve evrensel standartlara uygun olmalıdır.
Önerimiz: Herkes, insan onurundan kaynaklanan, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, vazgeçilmez ve devredilmez hak ve özgürlüklere sahiptir. Herkesin hak ve özgürlüğünün sınırı, başkalarının hak ve özgürlükleridir. Devletin temel amaç ve görevi, insan haklarını korumak ve bunların önündeki sosyal, siyasi, ekonomik ve benzeri her türlü engeli kaldırmaktır.
Anayasa hükümlerinden hiçbiri devlete, insan haklarını yok etme veya bu anayasada belirtilen ölçülerden daha fazla sınırlandırma yetkisi vermez. Bireyin dini inanç ve pratiklerini, başkalarının haklarını ihlal etmeden özgürce kullanabileceği bir sosyal, hukuki ve siyasi çerçevenin oluşturulması, insan onuruna yaraşır bir hayatın temel gereklerindendir.
Bu kapsamda önerimiz: Herkes, vicdan, din ve kanaat özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, tek başına veya topluca, açıkça veya özel tarzda ibadet, öğretim, uygulama, örgütlenme ve ayin suretiyle düşünce ve inançlarını açıklama ve yayma özgürlüğü ile din veya inanç değiştirme özgürlüğünü de içerir.
Kimse, ibadete, dini ayin ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dini inanç, pratik ve kanaatleri ile içinde yer aldığı dini topluluktan dolayı kınanamaz ve suçlanamaz.
Herkes, kendi dini ve inancı doğrultusunda eğitim alma ve verme, eğitim kurumları oluşturma ve müfredatını belirleme hakkına sahiptir. Bir dine ve inanca dayalı eğitim ve öğretim ile din kültürü ve ahlak öğretimi kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanuni temsilcilerinin talebine bağlıdır.
Tarafsızlık ilkesinin gereği olarak devlet kamu istihdamında dine, inanca, mezhebe, kanaate ve felsefi görüşe bağlı tercihleri ve pratikleri nedeniyle hiç kimseye ayırımcılık yapamaz. Bu güvence kamu hizmetlerinden yararlananlar için de geçerlidir. Vicdani ret bütün vatandaşlar için haktır. Kimse, dini ve felsefi inanç ve tercihlerine aykırı kamu hizmetlerine zorlanamaz. Vicdani red hakkı kamu yükümlülüklerinde eşitlik ilkesine uygun olarak kullanılabilir.
Yeni anayasada ifade özgürlüğü şiddete çağrı, ırkçı, kin ve nefret söylemi, hakaret, özel yaşamı ihlal nedenleri dışında güvence altına alınıp serbest kılınmalıdır.
HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ
Devletin temel görevinin bireylerin güvenliklerini sağlamak olduğu belirtilmelidir. Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının tesisi için öncelikle devletin ideolojik tarafsızlığının sağlanması zorunludur. HSYK ve yüksek yargının oluşumu ile Anayasa Mahkemesi’nin ve Sayıştay’ın görev ve yetkileri konularında revizyonlar yapılmalıdır. Anayasa Mahkemesi’nin temel görevinin siyaset üzerinde vesayet müessesesi olarak çalışmak değil, insan haklarının güvence altına alınması olduğuna dair açık bir vurgu yapılmalı; anayasada verilenler dışında başka yetki kullanamayacağı ifade edilmelidir. Üyelerinin çeşitliliği sağlanmalı ve çoğunluğu TBMM tarafından seçilmelidir. Türkiye’de askeri bürokrasinin siyasi sistemdeki ağırlığının bir sonucu olarak, Anayasaya dâhil edilen Askeri Yargıtay ve AYİM kaldırılmalıdır. Bu yenilik, askeri bürokrasinin sahip olduğu güçlü konumunu normale düşürmek için önemli olduğu kadar, hukuk devletine uygun bir yargının tesisi açısından da vazgeçilmezdir. Devamı Yarın

Mehmet Kemal Önekli

ARASTA’NIN “ANTİKAPİTALİST” RUHU

“Anlatacak Hikayesi Olmayan Kent” yazısına olumlu eleştiriler gelmeye devam ediyor. Sağolsun Muğla henüz her şeyini yitirmemiş. Gördük ki “kent kendi hikayesini anlatsın” diyen sadece biz değilmişiz. Yazıda yer alan “Bir şiire konu olmadığı gibi bir hikayenin de baş kahramanı olmamıştır” tespitimize hemen dostlardan cevap geldi. Üstelik bir şarkı sözü olan güfte ile. Demirci Arastası adı taşıyan dörtlüklerin sahibi Ruhi Su ustadan sonra onun misyonunu tevazu içerisinde sürdüren Besteci Müzisyen Hüsnü Özbilgi. Ustanın “Demirciler Arastası” türküsünün sözlerini sizlerle paylaşmak istiyorum.
***
Demirciler Arastası Kocahan ardı
Anlatmaya değer kendi ritminde
Çeliği dans ettirir ustanın fendi
Örse inen çekiçlerin ritminde
*
Demirciyle sarraf yan yana burada
Böyle bir düzenin mantığı nerede
Altınları söndürüyor bir anda
Kızıl demir çekiçlerin ritminde
*
Arka sokak akşamcı sokağı
Üç beş memur ile esnaf çırağı
Kendi efkarı ile dönen plağı
Dinler durur çekiçlerin ritminde
*
Yazın asmalar kaplar yazını
Kimi kışı bekler kimi güzünü
Özbilgi arada dosta sazını
Çalar durur çekiçlerin ritminde
***
Hüsnü Özbilgi ile arada meşk etme şansı bulmuş birisi olarak ustanın diğerleri gibi bu türküsünü de çok iyi biliyorum. Birlikte, yani; ben gitarla Hüsnü Abi sazı ile biz, beraber çok çaldık söyledik karanlık gecelerde; “Berber Salih’i, Demirci Arastası’nı, Avni’nin Atlarını, Ceviz Ağacı’nı,
Sıra Neferi Torlak Kemal’i”…
***
Sanatçı gözü başka tabiî ki. Arasta’ya anlamını kazandıran tüm unsurlara sanat temelli bakabilmek adama böyle sözde yazdırır, türkü de yaktırır. Ancak Hüsnü Özbilgi’nin türküsüne taşıdığı Arasta’dan bugün geriye ne kaldı diye düşünmeden edemiyor insan. Çeliği dans ettiren ustanın fendi, örse inen çekiçlerin ritmi şimdi nerede? Yan yana duran sarrafla demirci’ye ne oldu? Akşamcıların arka sokağındaki üç beş memur; tayin olup gitti mi? Ya esnaf çırakları? Onları mega marketlerin paketleme servisine kim mahkum etti? Ya Arasta’da kendi efkarı ile dönen bir plağı kim kırdı? Kürdili makamda şarkı ile çekiç ritminin karışmasından kimler rahatsız oldu?
***
Mermerin, eriğin, koruğun para etmediği yerde; Arasta para eder mi? Ya Şadırvan’ın suyu içilir mi? Kapısının, bacasının yenilenmesi, duvarların sıvanması, dokusuna genç kız makyajı yapılması Arasta’nın “Antikapitalist” ruhunu geri getirir mi? Sanat; bir şiirden, bir türküden uluslar arası bir kent markası yaratabilirken, kenti ve insanı evrensel bir çizgiye taşırken siyaset bunca kaynağı neden yok sayar?
***
“Anlatacak Hikayesi Olmayan Kent” tanımı; yetinmelerin ve yetinenlerin mazeretleri sonucunda oluşturulmuş bir tanımıdır. Sanatın ve sanatçının bu kente dair anlatacak onca hikayesi, şiiri, türküsü, yazacak romanı varken siyasetçilerin gerekçeli mazeretleri dışında anlatacak hikayelerinin olmaması ne kadar acıdır! “Keşke bu kenti siyasetçiler değil de sanatçılar yönetseydi” demeyeceğim. Sanatın
ve sanatçının kenti dizayn etme şansı yok. Onlar; kent ve insanı anlatmak gibi evrensel bir derdin sahibidir. Sanat bir yol’dur! Sanatçı kendinden yola çıkar, bir diğerini anlatır.
***
Biz; Kocahan ardındaki Demirci Arastasında büyümüş, gelişmiş
ve sonuçta bu yaşam şekline sırtını dönmüş haylaz ve işe yaramaz çocuklarız. Eski kent dokusu içerisinde, atamızdan kalan
ve yaşanmışlıkları ile en büyük mirasımız olan tarihi evlerimizi ve
iş yerlerimizi birer birer satıyor, bir yaşam kültürünün içine ediyoruz. Apartmanda bir dairede oturmayı, trend mekanlarda boy göstermeyi, mega marketlerin günlük müşterisi olmayı modernlik sayıyoruz. Bugün anlatacak çok az hikayemiz kaldı, yarın hiç kalmayacak.
***
Merkez ya da yerel iktidarın yöneticileri eski kent dokusu içerisinde yer alan tarihi Arasta’nın kapısını, bacasını, duvarını, boyasını yenileyebilir. Buna da şükür! Önceden o da yoktu. Ancak Arasta’nın “Antikapitalist” ruhunu arayanlar onu “Hüsnü Özbilgi’nin Demirci Arastası” türküsünde bulabilirler. Kentin tanıtımı için binlerce liralık bütçe oluşturan yöneticiler, usta sanatçının bu türküsünü tanıtımın en önemli argümanı olarak görebilirler. Bir türkü ile tanıtım yapılabileceğini
biz; Vali Hüseyin Aksoy’dan biliyoruz.

Nejat Altınsoy

ORGAN BAĞIŞI’NDA EGE’DE BİRİNCİ

Muğla Halk Sağlığı İl Müdürü yardımcısı Dr. Sumur Gazeoğlu, Muğla’dabugüne kadar 2 bin 500 organ bağışı yapıldığını ve bu sayıyla Muğla’nın Türkiye’de dördüncü sırada yer aldığını belirtti. Organ bağışında toplumsal bilinci arttırmak amacıyla 3-9 Kasım tarihlerinde ‘Organ Bağışı Haftası’ kutlandığını ifade eden İl Sağlık Müdürü Dr. Cihan Tekin, organ Bu girişin kalanını oku »

YAĞMUR BEBEK UMUDA UÇTU

Fethiye’de yeni doğan bir bebeğin şeker oranı dengelenemeyince bebek, hava ambulansı ile Antalya’ya sevk edildi. Edinilen bilgiye göre; Arzu-Aytekin Güncü çiftinin Fethiye Lokman Hekim Esnaf Hastanesi’nde doğan bebeğinin şeker oranı yüksek görüldü. Annenin de diyabet hastası olması nedeniyle yeni doğan bebeğin daha geniş tetkik ve araştırma için Antalya’ya sevki kararlaştırıldı. Bugün doğduğu öğrenilen ve “Yağmur” Bu girişin kalanını oku »

GÜLGEN, AVRUPA ÜÇÜNCÜSÜ OLDU

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MU) Beden Eğitim ve Spor Yüksekokulu (BESYO) öğrencisi Zehra Gülgen, Avrupa Kick-Boks Şampiyonası’nda, 52 kilogramda Avrupa üçüncüsü oldu. Ankara’da 28 Ekim- 3 Kasım tarihleri arasında yapılan şampiyonada geçen senenin dünya şampiyonu Fransız Largilliere ile yarı finalde karşılaşan Bu girişin kalanını oku »

Toplam 1.773 sayfa, 1.506. sayfa gösteriliyor.« İlk...102030...1.5041.5051.5061.5071.508...1.5201.5301.540...Son »